

"Ankara’nın şimdiye kadar Maduro yönetimiyle geliştirdiği stratejik, ekonomik ve diplomatik bağlar bu yeni konjonktürde sınanacak."
1️⃣ Türkiye-Venezuela ilişkilerinin arka planı:
Türkiye ile Venezuela arasındaki diplomatik ilişkiler 2000’li yıllardan itibaren gelişti. Özellikle Maduro döneminde siyasi yakınlık ve ortak dış politika söylemleri dikkat çekti. İki ülke arasındaki ilişkiler, enerji, ticaret ve siyasi diyalogla güçlendi; Maduro’nun Türkiye ziyaretleri ve Erdoğan’ın Caracas’a resmi ziyaretleri bunu somutlaştırdı.
Akademisyenler, bu ilişkinin Latin Amerika’da Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirme aracı olarak görüldüğünü ve her iki tarafın da çıkarlarına uygun bir ilişki zemini yarattığını vurguluyor.
2️⃣ ABD’nin müdahalesi sonrası Türkiye’nin resmi tutumu:
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, ABD ile Venezuela arasındaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, taraflara itidalli davranma çağrısı yaptı. Ankara, Venezuela’nın istikrarsızlığının bölgesel güvenliğe zarar verebileceğini vurguladı ve çözümün uluslararası hukuk çerçevesinde bulunması gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha önce egemenlik haklarının ihlalinin ciddi sonuçları olabileceğini ABD’ye ilettiğini belirtti; Erdoğan’ın bu yaklaşımı, Türkiye’nin uluslararası hukuka verdiği önemi yansıtıyor.
3️⃣ Jeopolitik riskler ve fırsatlar:
ABD’nin Venezuela’da doğrudan müdahalesi, uluslararası arenada sert eleştiriler aldı. BM İnsan Hakları Ofisi gibi kurumlar, bu adımın uluslararası hukukun temel ilkelerini zedelediğini belirtti.
Bu gibi gelişmeler, Türkiye’nin Orta Doğu ve Latin Amerika politikalarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Türkiye geçmişte Venezuela ile enerji ve ticaret ilişkilerini özellikle yaptırımların gölgesinde yürütmeye çalışmıştı; bu yeni kriz dönemde ticaret hacminde aksama, diplomatik belirsizlik ve ortak projelerde gecikme gibi etkiler görülebilir.
4️⃣ Uzman değerlendirmesi – riskli dönemeç:
Bazı dış politika uzmanları, ABD’nin müdahalesinin Türkiye-Venezuela ilişkilerini “dönüm noktasına” taşıyabileceğini ifade ediyor. Özellikle Maduro’nun durumu belirsiz kalırken, Türkiye’nin kanıtlanmış hukuki veya siyasi çizgisine göre yeni bir yol haritası çizmesi gerekebilir. Türkiye’nin mevcut Maduro bağlılığını korumayı tercih etmesi, Latin Amerika’daki diğer ülkeler nezdinde algı riskine neden olabilir.
Ayrıca, ekonomide petrol ve altın ticaretine dayalı iş birlikleri, bu krizin ekonomik riskler doğurmasına yol açabilir. Ticaretin yeniden şekillenmesi ya da uluslararası yaptırımların genişlemesi, Türkiye’nin Venezuela ile ticari temaslarını zorlaştırabilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı
#samedya #TürkiyeVenezuelaİlişkileri #ABD #Venezuela #Maduro #UluslararasıHukuk #DışPolitika #AnkaraCaracas #LatinAmerika #BM #2026Haber #JeopolitikAnaliz



